ARAMAK

DUAYEN DEN

''Türkiye'de Fenerbahçe Amerika'dir, öbür kulüpler bütün dünya...Bütün
dünyada darbeler bir kelle düşürüp yerine başka kelle koyabilir,
sosyalizm, komünizm beklenmeyen yumuşama resitalinin tuşlarına doğru
parmak uzatabilir, utanç duvari, özgürlük kuleleri, yıldızı tek ve
kırmızı saraylar yerle bir edilebilir, dünya döner, yaşam bir başka
biçimde çığlıklar atar sabahlara...

Ama paranın tek sahibi giderse, hayat
biter. O zaman dünya rekabeti değil, dünya mezarlığı kurulur bu yaşı
başı belirsiz yuvarlak kürede...''

Islam Cupi

TARAFTAR

Radyo başında kadıköyden gol haberi bekleyerek büyüyen nesildenim...
Kente Fenerbahçe gelecek diye yola dökülenlerden...
Rıdvanı Aykutu görebilmek için otel önünde sabahlayanlardan...
Stat önünde sabahlayanlara imrenerek...
Kapalıyı bizimkiler kapmış diye uzaktan böbürlenenlerden...
Şeref tribününe hiç bakmadım bir ömür...
Gözüm hep çıkış tünelinde...
Top toplayıcı çocuk el etsin...
Yıkılsın Ankaranın kale arkası... Konfeti yağsın Oğuzun saçlarına...
Hele Schumacher bi el sallasın... Babam... koca adam... ağlasın...
Gebze'den trene binip, Bostancı'da kalbini zaptedemeyenlerdenim...
Kızıltoprak ara sokağında yürürken adımları istemsizce hızlananlardan...
Hey hat! O ten yok artık...
Bir daha olacak mı bilmem?
Zor günler...
Akşam özetlerinde yenildiğimizi öğrendiğimiz günlerden zor...
Samsun'dan 4 yemek gibi değil... Daha ilk maç Kadıköy'de Aydın bozgunundan beter...
Tarifsiz...
Uzun uzun kafanızı şişirmeyeyim...
Pazar sabahı kabusa uyananlardanım...
caddeye silivriye çağlayana koşanlardanım...
12 Mayısta gaz yiyenlerdenim nefessiz...
Alex için havaalanında gözyaşı dökenlerdenim...
Aykut hocanın gidişiyle ciğeri sönenlerden...
Herkes bi taraf seçerken, iki evladına birden ağlayanlardanım...
Bir oğlu kışlada diğeri dağda kalan analar gibi...
Çaresiz...
Kızgınım bugün...
Herkese hak verebilenlerdenim yine de...
Vallahi komplo be abi cümleleri geçiyor aklımdan...
3 temmuzdan bugüne.. her günüyle her aşamasıyla...
Ama biz ne yaptık kardeşim diye soranlardanım...
Adam isviçreye büro kurarken senin davanı takip için,
sen niye oturup taraftarla uğraştın diyenlerdenim...
Tribünden önce hesaplaşacak kimse yok muydu sorusu kafamda...
Mehmet Ağar niye Lefter'den bir adım önde diye tırnağını yiyenlerden...
Tribüne kızanlardanım...
11 temmuzda çekin şu takımı ligden diyenlerden...
Şimdi ne desem boş... Kim ne dese boş...
Komploysa karşısında dikileceksin...
Çağlayanda tomanın karşısına dikilenler gibi...
Yok değilse... veda edeceksin...
Bir kuruşun hesabını yapmadan sessizce giden kocaman adam gibi...
Oyunsa bozacaksın... oyunda yandıysan çıkacaksın...
Tek tek sıralayacaksın kim ne yaptıysa, sen ne yaptıysan...
Bana değil usta yanlış anlama... ben kimim... hiç
Leftere anlatacaksın... basriye... Ayetullah beye...
İki yıl değil 10 yıl avrupaya gitmesen...
hiç kupa almasan, küme düşsen gam değil...
Ama çubuklu emanete gölge düştüyse... güneşin önünü açacaksın...
Ben mi?
Radyo başında büyüyenlerdenim...
Hep gol haberi almadım ki kadıköyden...
Varsın başkası atsın...
Kapatırım radyoyu... yakarım cigaramı... ufka bakarım...
Belki sabaha kadar uyuyamam...
Ama o formayı üstümden çıkarmam...
triko çubuklu formamı...
severim....
gezi için taksime gittiğimde de öyle yaptım biliyor musun?
gazı suyu yedim... öylece durdum...
silahım yok çünkü sevdamdan başka...
severim ben...
iyi günde kötü günde... bıkmadan usanmadan...
ne yönetim bilirim, ne tribünde bir grup...
çubukluyu tanırım... onu severim...
aykut gittiyse kocaman sevdası yadigardır...
Ben giderim.. sen gidersin.. o gider... Herkes gider...
Fenerbahçe sevdası baki kalır...                                                  

 

postheadericon FENERBAHCE TARIHI

 

Kuruluş yılı: 1907

Kurulduğu Yer: Moda’da Beşbıyık Sokağı 3 numaralı evin alt katı.

1895 yılında Moda’da oturan İngilizlerin modern futbolu oynamaya

 başlamaları, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kurulmasının ilk

adımları olacaktı.Deniz öğrencisi Fuat Hüsnü Kayacan’ın, 1899

yılında Fenerbahçe Stadı’nın bulunduğu çayırda meşin yuvarlağa

yaptığı vuruşlar sırasında arkadaşları Reşat Denyal, Mehmet Ali ile

 dile getirdikleri "Ah biz de bir futbol takımı kurup oynayabilsek"

özlemi, Türk gençleri arasında Black Stockings FC kurulmasına

sebep olmuştur. Fakat daha sonra, kulüp monarşi rejiminin

engellenmesini önlemek amacıyla hemen dağıtılmıştır.

Bir kaç gencinde katılımıyla aynı isimler, 1902 senesinde bu kez

 Kadıköy Futbol Kulübü adı altında toplandılar. Ancak daha sert

 hafiye baskını bu girişimi de engellemiştir.1907 yılının bir bahar

 gününde gene bir maç dönüşü Ziya, Ayetullah ve Necip evlerinde

 çay içerlerken sönmeyen ideallerini bir kez daha başarmaya

 yöneldiler. Monarşi rejimi artık gevşemiş ve bu girişim bu kez

tutunmuş ve FENERBAHÇE FUTBOL KULÜBÜ bir daha

kapatılmamak üzere kurulmuştur.

Fenerbahçe Futbol Kulübü’nün ilk yönetim kurulu şöyledir:

 Ziya Bey "Başkan", Ayetullah Bey "Genel Sekreter" ve Necip Bey de

 "Genel Kaptan ve Veznedar"dır.

Tabii kuruluş yılları kolay olmamış, zaman zaman futbolcu

bulmakta zorlanılmış ve bir çok defa gemilerden ödünç futbolcu

alarak ligdeki mücadelesini sürdürülmüştür. 1909 yılında kulübün

adı Fenerbahçe Spor Kulübü olarak değişmiş, renkleri de

 sarı-beyazdan bugünkü rengi olan sarı-laciverede çevrilmiştir.

1909-1911 yılları Fenerbahçe’miz için çok zor geçmiş bir ara

 dağılma noktasına bile gelinmiş ancak Elkatipzade Mustafa adlı

üye, kulübü kurtaran adam olmuştur.

Lokali dahi olmayan kulübün takımları çok kötü durumdayken

 St. Joseph, Robert College ve Kadıköy Numune Mektebi’nden

 toplanılan genç futbolcularla, kulübün genç takımları

 kurulmuş, bir nevi alt yapısını oluşturulmuştur. Bu atılım,

başarısız geçen 2 yılın ardından Fenerbahçe’ye hiç yenilmeden

 ilk şampiyonluğunu getirmiştir.

Bu şampiyonluk ise, Fenerbahçe’ye yaşama gücü aşılamış ve

kulüp Altıyol ağzında 2 odalı bir lokale kavuşmuştur.

 Balkan Savaşı nedeni ile yapılmayan 1912-1913 lig maçlarından

 sonra üst üste ve yenilmeden kazanılan 2 şampiyonluk,

 Fenerbahçe camiasını oluşturmaya başlamıştır. Fenerbahçemiz

 aynı zamanda 1914 senesinde tertiplenen Genç takımlar

şampiyonluğunu da kazanmış ve 10 yıl içinde en çok

şampiyonluk kazanmış takım olma unvanını alarak

İngilizler tarafından verilen tarihsel şilti de almaya hak

 kazanmıştır.

Kurucular: Nurizade Ziya Songülen Bey, Osmanlı Bankası

memurlarından Ayetullah Bey, Bahriye Mektebi talebesi Necip

 Okaner Bey, Hindli namıyla anılan Asaf Beşpınar Bey ve Enver

 Yetiker tarafından kurulmuştur.

İlk Başkan: Nurizade Ziya Songülen

Renkleri: Sarı Lacivert

Amblem: Fenerbahçe Kulübü’nün ilk amblemi, Fenerbahçe

burnundaki ışık saçan beyaz feneri, renkleri ise sarı ile beyaz

 olmuştu. Ancak, kulüp mensupları bunu tatminkar bulmadıkları

gibi, anlam bakımından da içindebulunulan monarşi rejimini

 tehdit edici sayılabileceği endişesi ile kısa sürede iptal etti.

1910 yılında Fenerbahçeliler arasında resim çizmede maharetiyle

 tanınan futbolcu solaçık Hikmet (Topuz)’in çizdiği (bugünkü)

amblem ise herkesin beğenisini kazandı ve kabul edilerek

bugünlere kadar da ulaştı. İşte "sarı ve lacivert" ağırlık içinde

olmak üzere 5 renkten oluşan amblem ve şu anlamları

 taşımaktaydı(*22) ; "FENERBAHÇE SPOR KULUBÜ 1907"

yazılı beyaz yuvarlak çerçeve, temizlik ve açık yüreklilik

ifadesiydi. Kırmızı fon ise, safiyet ve Fenerbahçeliler arasındaki

sevgi ve bağlılığı belirtirken bu arada bayrağımızı da sembolize

etmekte, ortadaki sarı renk Fenerbahçe için duyulan gıpta ve

kıskançlığı, kalp şeklindeki lacivert renk asaleti temsil etmekteydi.

 Sarı lacivert renkler içinde yükselen palamut dalı Fenerbahçelilik

 güç ve kudretini sembolize etmekte, yeşil renk ise yükselen

 bu kudret için başarının gerekli olduğunu açıklamaktaydı.

 Böylece "millirenkler arasında doğan Fenerbahçe"nin, sarı ile

 lacivert renkler beraberindeki bu amblemi üyelerce de kabul

gördüğünden, klişesi İngiltere’ye Manchester şehrine yollanmış

ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bugünkü rozeti olarak ilk kez

1910 yılında yaptırılmıştı. Rozet; 1929 yılından itibaren

 üzerindeki eskiTürkçe harfleri yeni Türkçe harflere bırakmış ve

 manada önemli etkiyapmayacak ufak tefek değişikliklerle de

 günümüze kadar aynı şekli muhafaza ederek gelmiştir.

 

postheadericon HABERLER

 

postheadericon ZIYARETCI SAYISI

 

EFSANE KALECI

 "Benim için artık para pul yok. Fenerbahçe ile bunları asla konuşmam. Benim için bir tek bu bile yeterli. Slogan olacak yeni bir söz söylüyorum: Sonsuza kadar Fenerbahçe. Hayatım boyunca Fenerbahçe dışında bir kulüple görüşmem ve gitmem. Sözleşme ise sadece bir detay"

Volkan Demirel

VEDA MEKTUBU

Biraz sonra uçağa bineceğim. O dakikadan sonra, Brezilya size uzak, Türkiye bana yakın olacak. Evet, birazdan peronda yavaş adımlarla yürüyeceğim. Önce arkama bakmak istemeyeceğim, gözlerimle savaşacağım. Çok kısa sürecek. ilk adımda yenileceğim. Başımı arkaya çevirdiğimde milyonları görmek, milyonlarca sevgiyi bırakıp gitmek zor olacak, olmalı...

Dianna’ya sesleneceğim çok kısık sesle. ‘Bak diyeceğim, bak neleri bırakıyoruz…’ Dianna’a gülümseyecek bana. Sıcak bir öpücük kondurabilir o anda, belki hiçbir şey yapmaz. Öylece beklerim ben yine. Bu aşkı ona söylemezsem, buradan nasıl giderim. Sonra kızlarımı kucağıma alacağım, bavulumu bırakıp. Onlar ağlayacaklar. Seviyorlarsa babamı bu kadar, neden gidiyoruz? diyecekler… Susacağız eşimle. Cevap veremeyeceğiz. Kızacağız kendimize.

Bir el yükselecek başımdan yukarı. Hüzün kokacak baştan sona. O el hiç inmek istemeyecek. Hep veda sürsün, gitmek anlamını yitirsin ve unutalım bu terkedişi dileyecek. Arkamı o bayrağa dönmek olacak en zoru. Eli yere indirdiğimde, hızlıca hareket etmeliyim. Birkaç saniye daha beklersem, önce kızlarımı salacağım geriye. Sonra biz yürüyeceğiz Fenerbahçe’ye… içimden sayacağım tek tek. Ve o an da ayaklarımı çok şık bir hareketle uçağa doğru çevireceğim. Dayanamacağım. Çökmek isteyecek dizlerim. Karıma tutunacağım, kızlarıma dua edeceğim…

Arkadaki şarkıları bırakmak en zoru, en acı vereni bu olacak. Duymak isteyip, bekleyemeyeceğim mesela. Her haftasonu sevemeyeceğim tekrardan. Şükrü Saraçoğlunda gol sevinci yaşamaktan öte, bir taraftarı dünyanın en mutlu insanı yapamayacağım… Üzülüyorum. Kapılar açılacak birazdan. Beklemekte fayda var az daha.

Birkaç sene kaldı bu sahneyi yaşatmaya size. Duygularımı tahmin edemezsin büyük Fenerbahçe taraftarı. Sizden ayrılmayı düşünmek, aile fertlerinden birini kaybetmek gibi olacak, olmalı.
Ama daha var, o şık hareketi yapmaya daha süre, o ellerin kaldıracağı kupalar var.

Aleks De Souza

YAZAR GORUSLERI

 

Haksızlığın hovardalık haline getirildiği bir ülkede 'ye bakarım.
Bu takımın hakkını savunmakta geç kaldığımız zamanlar vardır.
Üzerine oynanan oyunların piyonları ortadadır.
Sadece kostümler değişmiştir.
3 yıldır sahnelenen haksızlık tiyatrosunda herkesin unuttuğu bir ayrıntıdır. "Fenerbahçe gibi takımlar vurmakla ölmez" derim.
Geç kalmışlığıın bedelini öderim.

Hakki Yalcin

 

 

KADIKOY

 

Arsenal'in teknik patronu Arsene Wenger kendisine yöneltilen, "Napoli taraftarı sizi endişelendiriyor mu?" sorusuna

Wenger, "Biz bu tür maçları oynamaya alışığız. Avrupa'nın tüm zorlu statlarında maç yaptık. Ayrıca böyle atmosferleri görmek isterseniz asıl Fenerbahçe'nin ya da Dortmund'un sahasına gitmeniz gerekir. Biz yeterince alışkınız" dedi.